Az Görenlerde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

•GÖZ İÇİNDEKİ YAPILARIN FONKSİYONLARI

•SCLERA

• Gözün 1.1 mm kalınlığındaki beyaz kısmıdır. Posterior yerleşimi olduğundan kornea dışında tüm göz küresini sararak gözün şeklini koruyan fasiyal yapıdır. Sklera bir birini çaprazlayan kollejen liflerden oluşmuştur. Çok az genişleme yeteneği ile gerilerek iç basınca karşı koyar.

 

 

•KORNEA

• Scleranın saydam uzantısı olup 0.8-1.0 mm kalınlığındadır. Bulbis oculinin ön kısmında yer alan konveksliği fazla olan bölümüdür. Gözün iç yapısını korur.

•KOROİDEA

• Sclera ile retina arasında gözün 5/6 arka kısmı boyunca uzanan ince, vasküler ve koyu kahverengi olan tabakadır. Koroidea damardan çok zengin bir tabakadır. Özellikle retina olmak üzere gözün diğer kısımlarına besin sağlayan kan damarlarını içerir.

•SİLİYER CİSİM

• Koroidin sonlanması ve irisin başlangıcı arasındaki doku halkasıdır. Lensin şekli kontrol altında iken aköz sıvıyı üretir. Anterior ve siliyer arterler siliyer cisimde bir araya gelirler.

 

•İRİS

• Siliyer cismin ileriye doğru uzantısıdır. Göze ışık girdiğinde pupilin büyüklüğünü kontrol eder bu alan gözün rengini belirler. İrisin rengi popülasyonda çok açık maviden çok koyu kahverengiye doğru değişen koyulukta olabilir. İrisin rengini burada bulunan pigmentin miktarı ve bulunduğu tabakaların farklı oluşundan dolayı değişiklik gösterir

•PUPİLLA

• Siyah bir halka şeklinde görünen, irisin merkezindeki açıklıktır. Işık göze pupiladan girer. İriste ,lensin karşısında bulunan sfinkter pupilla ve dilatatör pupila kasları pupilayı genişletmek ve daraltmak yoluyla göze giren ışık miktarını ayarlar.

 

•RETİNA

• Gözün en içteki tabakasıdır. Koniler ve basiller (rod) retinanın ışığa hassas fotoreseptör hücreleridir. Maküla bölgesinde yoğun bulunan koniler renk algılama ve detaylı görmede rol oynarlar. Basiller ise retinanın periferinde yoğunlaşmış olup, objenin hareketini ve şeklini algılamaya duyarlıdırlar. Aydınlık ve bol ışıklı ortamda net yarayan konilerin ışıkta uyarılma işi daha düşüktür. Basillerin ışığa karşı hassasiyetleri daha fazla olmasına rağmen tek tip fotopigment içermeleri nedeniyle bu hücreler sadece renksiz görme ile ilgilidir.

•MAKÜLA

• Gözün arka kısmında yer alır yuvarlak ve sarı renklidir. Retinanın santral görmeyle ilgili kısmıdır.

 

•FOVEA SENTRALİS

• Makülanın merkezinde yer alan küçük, çukur alandır ve tamamen konlardan oluşmuştur. Santral keskinliği en duyarlı yerdir. Ve gözün ışığa en hassas bölgesi olması nedeniyle retinanın en net, en keskin ve en renkli gördüğü yerdir.

•LENS

• İrisin arkasında yer alan mercek şeklinde yapıdır. Lens ışığı terine üzerinde odaklamak için şeklini değiştirebilme özelliğine sahiptir.

•ÖN GÖZ ODACIĞI

• Önde kornea , arkada iris ve lens ile sınırlı bir aralıktır.

•ARKA GÖZ ODACIĞI

• Lens , iris ve siliyer cisim arasında bulunan dar bir aralıktır. Pupilla aracılığı ile ön göz odacığıyla birleşir.

•HUMÖR AKÖZ

• Göz küresini çevreleyen renksiz ve berrak göz içi sıvısıdır. Göz odacıkları arasında devamlı bir sirkülasyon vardır. Ayrıca humör aköz gözün şeklinin korunmasına yardım eder.

 

•HUMÖR VİTRÖZ

• Lens ve retina arasında bulunan gözün büyük kısmını dolduran renksiz,yumuşak ve %98 i su olan maddedir. Göz küresinin şeklini korur. Işığın retinaya geçişini sağlamak için transparan yapıdadır.

 

 

GÖZ HAREKETLERİ VE KONTROLÜ

•Göz hareketleri üç çift kas ile kontrol edilir.

•1)a- M. Rectus Bulbi Medialis:Göz küresini horizontal düzlemde mediale hareket ettirir.

• b-M. Rectus Bulbi Lateralis:Göz küresinin horizontal düzlemde laterale hareket ettirir.

•2)a-M. Rectus Bulbi Superior:Göz küresini transverse eksen etrafında yukarıya, vertikal eksen etrafında içe döndürür.

• b-M. Rectus Bulbi İnferior:Göz küresini transverse eksen etrafında aşağıya,vertikal eksen etrafında içe döndürür.

•3)a-M. Obligus Bulbi Superior:Göz küresini aşağı ve dışa döndürür.

• b-M. Obligus Bulbi İnferior:Göz küresini yukarı ve dışa döndürür

• Göz hareketlerinin en önemlisi, gözlerin görme alanın dar bir bölgesi üzerinde fikse edilmesidir. 2 mekanizma ile kontrol edilir.

 

•1)İSTEMLİ FİKSASYON MEKANİZMASI

•Kişinin gözlerini istemli olarak hareket ettirerek bakışını fikse etmek istediği cismi bulmasıdır.

•2)İSTEM DIŞI FİKSASYON MEKANİZMASI

•Cisim bulunduktan sonra gözlerin sabit bir şekilde cismin üzerinde tutulmasını sağlayan mekanizmadır.

• GÖZ OPTİĞİ

•Objeden yansıyan ışık sırayla korneadan aköz humör ile dolu olan ön göz odacığına pupillaya , arka göz odacığına , lense ve retinada fotoreseptörlerin bulunduğu humör vitröze ulaşır. Işık enerjisinin ulaştığı fotoreseptörler elektriksel bir aktivite üreterek optik sinir yoluyla görüntüyü beyne ulaştırır.

 

 

•OKÜLER MOTOR SİSTEM

•Bir objenin görüntüsünün net olarak algılanması ve görüntünün fovea sentralise odaklanması oküler motor sistem tarafından gerçekleştirilir.

•VESTİBULO OKÜLER GÖZ HAREKETLERİ

•Başın hareketleri ile gözlerin aynı hızla ancak ters yönde hareket etmesidir.

•OPTOKİNETİK GÖZ HAREKETLERİ

• Baş rotasyonu devam ederken vestibulo öküler refleks kaybolur ve benzer özellikteki optikinetik göz hareketleri devreye girer.

•SMOOTH PURSUİT GÖZ HAREKETLERİ

• Hareket eden objenin görüntüsünün fovea sentralis üzerinde kalmasını sağlamaya yönelik yavaş hareketlerdir.

 

•SAKKADDİK GÖZ HAREKETLERİ

•Ani olarak hareket eden bir objenin görüntüsünün fovea sentralis üzerinde kalmasını sağlamaya yönelik hızlı göz hareketleridir. Örneğin, arabada seyahat eden yada kendi çevresinde dönen kişide olduğu gibi , görsel sahne sürekli olarak gözlerden daha önce hareket ediyorsa, gözler görme alanında bir başka noktaya fiske olur ve saniyede 2-3 sıçramalık bir hızla bir noktadan diğerine sıçrama yapar. Bu sıçramalar sakkadlar olarak adlandırılır. Okuma işlemi sırasında ise kişi genel olarak, her satır için çok sayıda sakkadik hareket yapar. Görsel sahne gözlerden önce hareket etmez , fakat gözler bilgi elde etmek üzere çok sayıda ardışık sakkadik hareketleri gerçekleştirir.

•VERJANS HAREKETLERİ

•Uzaktaki bir objeye bakarken daha yakındaki bir objeye bakıldığında görüntünün fovea sentralis üzerine odaklanmasını sağlamak için her iki göz birbirine yaklaşır. Her iki gözdeki siliarislerin kasılması ile lenslerin kalınlığı artar ve pupillalar daralır. Bu hareketlere akomodasyon konverjans refleksi denir. Değişik uzaklıktaki objelerin görüntüsünün fovea sentralis üzerine odaklanması için lensin kalınlığının ayarlanmasına akomodasyon denir.

 

•RETİNAL FONKSİYONUN İNCELENMESİ

•1. Psikofizik testler :

•a. Görme keskinliği,

•b. Görme alanı,

•c. Renk görme,

•d. Karanlık adaptasyonu.

•2. Elektrofizyolojik testler :

•a. Erken reseptör potansiyeli,

•b. Elektroretinogram,

•c. Pattern ERG,

•d. Elektrookülogram.

•GÖRME KESKİNLİĞİ

• İnsan gözünün noktasal ışık kaynaklarını ayırt etmesi için normal görme keskinliği 25 sn kadardır. Bu da iki ayrı noktadan gelen ışık ışınlarının göze 25 sn’lik bir açıyla ulaşmaları durumunda , bir yerine iki nokta olarak ayırt edilebilmeleri demektir. Doğumdan 20 yaşına kadar görme keskinliğinde artış meydana gelir. 30 yaşında en yüksek değerine ulaşır ve 45-50 yaşlarında azalma başlar. Görme keskinliğinin belirlenmesinde kullanılan test kartı kişiden 20 feet (6 metre) uzağa yerleştirilir ve kişi harfleri görebiliyorsa , o kişinin görmesi 20/20 olarak adlandırılır. Eğer kişi 200 feet uzaklıktan görmesi gereken harfleri 20 feet mesafeden görebiliyorsa 20/200 olarak dğerlendirilir.

• GÖRME ALANI

• Belli bir anda bir göz tarafından görülen görüş alanıdır. Nasal taraftan görülen alan nasal görme alanı , temporal tarafta görülen alan temporal görme alanı olarak adlandırılır.

 

•GÖRME BOZUKLUKLARININ SINIFLANDIRILMASI (1,2,5)

•FONKSİYONEL GÖRME

•Kişinin günlük işleri etkin bir şekilde başarabilmek için gerekli görme fonksiyonudur.

•GÖRME KAYBI

•Herhangi bir tip yada derecede görme değişikliklerini tanımlayan bir terimdir.

•AZ GÖRME

•Tedaviden ve /veya standart refraktif düzeltmelerden sonra bile görme fonksiyonunda bozukluğu olan ve görme keskinliği 6/18’den az olan, ama bir işi planlamak ve yerine getirmek için kullanılabilen görmedir. Geride kalan kullanılabilir görmede konvansiyonel gözlükler, lensler, ilaç yada cerrahi tedavi ile iyileşme sağlanamaz.

 

•GÖRME KAYBININ SINIFLANDIRILMASI (1,2,3,4)

 

•GÖRME PROBLEMİ

•Görme ile ilgili organlarda görme kaybına neden olan anatomik durumu açıklar. Glokom, katarakt, yaşla ilgili maküla dejenerasyonu bu gruba dahildir.

 

•GÖRME BOZUKLUĞU

• Görme sisteminin fonksiyonel durumunu tanımlar. Görme alanı, görme keskinliği ve kontrast duyarlılığı değerlendirilir.

 

•GÖRME ÖZÜRÜ

•Kişilerin görme ile ilgili beceri ve yeteneklerindeki değişiklikleri ifade eder. Kişinin okuma, yazma gibi işlerdeki bağımsızlığını gösterir.

 

•GÖRME ENGELİ

•Görme kaybının sosyal ve ekonomik boyutlarını ifade eder.

 

•Görme fonksiyonu normal görme, az görme ve körlük olarak sınıflandırılır:

 

•NORMAL GÖRME

•Standart görme, standart harf büyüklüğünü standart mesafeden (1 metre) okuyabilme yeteneğidir.

 

•YAKIN NORMAL GÖRME

• Standart harf büyüklüğünü 33 cmden okuyabilme yeteneğidir.

 

•ORTA AZ GÖRME

•Bu aralıktaki kişiler 25 cmden daha yakın okumaktadırlar. Düşük güçteki büyüteçlerden de fayda görebilmektedirler.

 

•ŞİDDETLİ AZ GÖRME

•Gazete yazısını okuma mesafesi 10 cmdir. Bu gruptaki hastalar kapalı devre tv sistemini kullanabilmektedirler.

 

•ÇOK ŞİDDETLİ AZ GÖRME

•Bu kişiler genellikle görmelerini kullanamazlar ve diğer duyular görmenin yerini almaktadır. Braille Alfabesi, baston, konuşan saatler gibi yardımcılardan yararlanırlar.

 

•KÖRLÜK

•Hiçbir şekilde görme fonksiyonunun olmadığı durumu ifade eder.

 

•AZ GÖREN MUAYENESİ VE FONKSİYONEL GÖRME

•Az Görenlere yardım cihazlarından faydalanacak hastaların tam göz muayenesinden (V, SL,TO, OF, Göz Hareketleri) geçirilip kaydedilmeleri gerekir. Bazı hastalıkların progresyon göstermesi ile görme, zamanla daha azalabilir.

 

•Hastalar üç temel grupta tanımlanır:

•1. Belirgin görme alanı defekti olmaksızın ortam kesafetine bağlı görme keskinliği azalanlar.

•2. Merkezi görme alanı defektli hastalar.

•3. Periferik görme alanı defektli hastalar.

 

•AZ GÖREN MUAYENESİ

•Refraksiyon (uzak ve yakın)

•Görme alanı ve Amsler Grid

•Renk Testi

•Kontrast Duyarlılık

•Parlaklık

 

•Görme ölçümlerinde yetişkin bir kişinin açılmış parmaklarının 6m den görülmesi 20/200’e yakın görme keskinliğine karşı gelir. Buna göre 60 cm den parmak sayma 2/200 görme keskinliğini ifade eder.

 

•Az gören eşelleri 3m den ölçmeyi ve daha düşük görmeleri ölçebilmeyi sağlayacak şekilde düzenlenmiştir. Eşellerde her sırada harf genişliği ile orantılı boşluk bırakılmşıtır. Harfler küçüldükçe boşluklar daralır. Her sırada bir öncekine eşit oranda küçük harfler yer alır. Aynı sıradaki harfler okuma güçlüğü bakımından denktir.

 

•Körlük, hiç ışık görmez olarak tanımlanmalıdır. Görmesini ölçülebilen farklı yüzdelerde kaybetmiş kişilere ise Az Gören denir.

 

•AZ GÖRME NEDENLERİ

•Az Gören grubunda herhangi bir sebeple görmesini anneden doğma, kalıtımsal, kaza veya hastalanarak, zamanla kaybeden bebeklerin erken müdahale rehabilitasyon grubu en önemli çalışma alanıdır.

 

•AZ GÖRENLERDE İŞ UĞRAŞI TERAPİSİ VE SOSYAL HİZMET

•Görme engelli doğan çocuğa önce kendini, sonra yakın çevresini, sonrada uzak çevresini sistemli bir şekilde tanıştırmak gerekmektedir. İnsanlar bilgilerinin % 80'nini görme ile elde ederler. Beyin içi ileti yollarının %60'ı görme yollarından oluşur. Beyin içi iletim kanallarının çalışmaya başlaması için uygun şiddette uyarılara ihtiyaç vardır. Bazı görme engelli yenidoğan bebeklerde ek hastalıklar sağırlık, zeka geriliği, down sendromu gibi bulunabilir. Bu çoğul özürlülere yaklaşım teknikleri daha farklıdır. Yenidoğanlarda özel spazm çözücü banyolar, kum havuzları, top havuzları, beşik kenarı siyah beyaz çizgili uyarıcılar, ışıklı, ışıklı sesli uyarıcılar, dokunma uyarıcıları, yemek- tat uyarıcılar, müzik, titreşim ve basınçlı uyarıcılar kullanılarak beyin gelişimi güçlendirilir.

 

•Rehabilitasyon programlarında görsel, işitsel ve taktil uyarılardan oluşan multisensöriyel yaklaşımlarla az gören şahsın duyu girdilerini artırmak amaçlanır.

•Kişinin lokomotor becerileri ev içi ve dışı ortamlarda bağımsız hareket düzeyini etkilemektedir.Lokomotor becerilerin geliştirilmesi, emniyet faktörü ile birleştirildiğinde bağımsız hareket düzeyi artan çocuk aynı zamanda kendine güvenini de kazanarak psikososyal yönden de gelişmektedir.

•Duyu-algı-motor bütünlüğün artırılması ile çocuğun günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık düzeyini artırmak amaçlanmaktadır.

•Az gören kişilerin duyu-algı bütünlüğünü sağlamak, motor becerilerini geliştirmek ve günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı arttırmak amacı ile şu aktiviteleri yapabiliriz:

•Görsel algının arttırılması ve mevcut görmeyi kullanma eğitimi için el göz koordinasyonunu arttırmaya ve ince motor becerileri geliştirmeye yönelik olarak beyaz kağıda siyah keçeli kalemle çizilmiş şekillerin kesilmesi, değişik genişliklerde ve parlak renklerde ki boncukları parlak sarı renkli ipe dizme,platform üzerindeki düğmeleri ve çıtçıtları açma kapatma,bağcık bağlama,yapboz yapımı,noktaları birleştirerek resim oluşturma,geometrik şekilleri kopyalama,tahta platform üzerindeki boşluklara çubukları yerleştirme

 

•Dengeyi arttırmaya yönelik olarak kontrast özeliği taşıyan dar yüzeyde topuk-parmak yürüyüşü, yan ve eğri yürüyüşler yaptırılmıştır. Olgudan elerini beline yerleştirerek,hiçbir yerden destek almadan önce çizgiye,daha sonraki aşamalarda karşıya bakmaları istenerek yürüme eğitimi gerçekleştirilmiştir. Yürüme proğramının ikinci kısmını kuvvetli kontrasta sahip zeminde derinlik algısını arttırmaya yönelik aktiviteler oluşturmaktadır.Aktiviteler; düz yürüyüş ve sıçramayı içermektedir.

•Üst ekstremite koordinasyonunu arttırmaya yönelik ayakta dururken fizyoterapist ile karşılıklı top yakalama, parlak renkli top ile hedef vurma eğitimi, dart ve minyatür pota oyunu ile koordinasyon arttırılmaya çalışılır.

•Reaksiyon zamanını kısaltmak için olgudan duvardan bırakılan cetveli başparmağı ile mümkün olduğunca çabuk tutması istenir.

•Bilateral motor koordinasyonun eğitimi için sıçrarken aynı anda göğüs seviyesinde el çırpması istenmiştir.

•Ev içi ve günlük yaşam aktivitelerinde ev yerleşimi ve oda düzenlemesi (mobilya ve eşya düzenlemesi, aydınlatma ..vs ) etkin ve emniyetli şekilde kullanmayı sağlayacak önerilerde bulunulmuştur.


•ÇEVRE DÜZENLEMELERİ

•- Hareket alanındaki engeller azaltılmalıdır.

•-Deneyim kazanmasına yardımcı olmak için objeleri eline verip onları arayıp bulmaya teşvik edilmelidir.

•- Ritmik olarak çakan ışıklar kullanılarak çocuğun dikkati çekmeye çalışılabilir.

•-Aydınlatma kontrastından maksimum düzeyde yararlanılmalıdır.

•-Basamak kenarları kontrast renkte boyanmalı, en üst ve en alttaki basamak ayrıca belirginleştirilmelidir.

•-Tarak,diş fırçası gibi objeler parlak renklerde seçilmelidir.

•-Renk spektrumunda birbirine yakın dizilimde olan renklerin karışımı kullanılmamalıdır.

•- Gerektiğinde masa lambası yada eğimi ayarlanabilir lamba kullanılmalı ve ışığın çocuğun gözüne direkt gelmesi engellenmelidir.

•- Sürekli ve organize bir çevre oluşturulmalıdır. Objelerin ve mobilyaların yerleri çok sık değiştirilmemelidir.

•-Eşyaların sivri köşeleri yumuşak bir madde ile kaplanmalıdır.

•- Prizleri ve elektrik kablolarını korumalı hale getirin.

•- Temizlik malzemeleri ve ilaçları kendi şişelerinde ve kilitli dolaplarda saklayın.

•- Ocak veya sobaların önüne ve çevresine koruyucu bariyer yerleştirin.

•- Kapıları tümüyle açık ya da tümüyle kapalı tutun.

 

•AZ GÖRENLERLE İLGİLİ ÇALIŞAN MESLEK GRUPLARI

•GÖZ HASTALIKLARI VE AZ GÖREN UZMANLARI

•Görme engelli hastanın tıbbi ve cerrahi tedavisini göz hastalıkları uzmanı yapar. Göz hastalıkları birincil tedavisi tamamlandıktan sonra göre engelli birey az görenler uzmanına yönlendirilir. Göz hastalıkları üzerine az gören üst ihtisası yapan uzman, bireyin yaşına, görme fonksiyonlarına ve sosyal sosyal durumuna uygun müdahale ile cihazlandırma ve görsel rehabilitasyon programını hazırlar.

•GÖRSEL REHABİLİTASYON UZMANI

•Az Görenler göz uzmanının tanımladığı az gören hastasını uzman fizyoterapist yaş, zeka, ve vücut fonksiyonları açısından ölçer. Az Gören cihazlarını hastaya uyumlu hale getirir. Hastaya cihazları kullanmayı öğretir. Günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesini, rehabilitasyondan önce ve sonra ölçerek yapılan uygulamanın etkinliğini değerlendirir. Mesleki rehabilitasyon yapar

•SOSYAL HİZMET UZMANI

•Görme engelli bireyin sosyal ihtiyaçlarını tanımlar. Kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, ve özel kuruları engelli bireye tanıştırır. Sosyal haklarını ve bu hakları kullanma yollarını öğretir

•GÖRME ENGELLİ OKULLARI

• Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel eğitim genel Müdürlüğü uzmanları, üniversite özel eğitim bölümleri iş birliği ile az gören çocuk ve gencin eğitimini planlar.

•ÖZEL EĞİTİMCİ

•Az Gören görme engellilerin eğitimlerini özel eğitim araçları ile gerçekleştirir. Eğitimde bilgisayar, kapalı devre televizyon, yakın ve uzak dürbünler, özel iri basım kitaplar, okuyan ve yazıcı kalemler ile okuma cetvellerinin kullanımını öğretir. Işık, çalışma ortamının düzenlenmesi ve eve gelerek sürekli eğitimi sağlar. Ağır az gören sınıflarında, kaynaştırmada ve üniversitelerde rehber öğretmenlerle birlikte çalışır. Spor derslerinin özel araçlarla birlikte yapılmasını planlar.


•AZ GÖRME YARDIMCI ARAÇLARI

•OPTİK ARAÇLAR

•BÜYÜTEÇLER

•El büyüteçleri ve ayaklı büyüteçler olmak üzere 2 çeşittir.

•El büyüteçleri çalışma mesafesinde büyütmeyi sağlamaktadır. Küçük ve taşımasının kolay olması avantaj oluştururken elde bir süre tutulması yorgunluk açısından dezavantajlıdır. El büyüteçlerini kullanmak çok iyi düzeyde el-göz koordinasyonunu gerektirmektedir.

•Ayaklı büyüteçler ise obje ile lens arasındaki sabit mesafeyi korumaktadır. Bazı modellerine aydınlatma fonksiyonu da ilave edilmiştir. Öğrenciler ve el-göz koordinasyonu iyi olmayan hastalar için tercih edilmektedir.

•2.TELESKOPLAR

•Teleskoplar uzak görüş

•-Elde tutulan monokülerler; uzaktaki objeleri gözlemlemek için kullanılmaktadır. Kişi en geniş görüş alanını yakalayabilmek için cihazı mümkün olduğu kadar gözüne yaklaştırır. Yazı tahtasını görmek, tiyatro yada maç karşılaşmasını izlemek, sokak işaretleri ve otobüs numaralarını okumak amacıyla tercih edilmektedir.

•-Gözlüğe monte edilmiş monokülerler; her iki elin serbest olması açısından avantajlıdır. Genel mobilitede ve alışveriş yaparken kullanılmaktadır.

•-Binokülerler; kısa mesafede kullanılmaktadır. Daha geniş bir görme alanı sağlar ve hedefi bulmayı kolaylaştırır ancak daha büyük ve ağır olması dezavantaj oluşturmaktadır.

•-Klipsli teleskoplar; ihtiyaç duyulduğunda gözlüğe takılabilmektedir.

•-Tam alanlı teleskoplar; sabit pozisyonu gerektiren (mesleki yada rekreasyonel işler) durumlarda kullanılmaktadır.

•-Telemikroskoplar; okuma yada cerrah teleskopları olarak da bilinmektedir. Uzak görüşü sağlayan teleskoplara ihtiyaca göre takılıp çıkarılabilen bir başlık içermektdir.

 

•OPTİK OLMAYAN ARAÇLAR

•Optik olamayan araçlar objelerin büyüklüğünü artıran elektronik büyüteçlerdir. Bu araçlar özel ihtiyaçlar için oldukça yararlıdır. Özellikle öğrencilerde normal büyüklükteki yazılı materyalleri okuması için tercih edilmektedir.

•-Kapalı devre televizyonlar (CCTV); elektronik büyütme sağlar. Bir kamera ve ve görüntüyü büyüten bir lensten oluşmaktadır. CCTVler kontrast ve parlaklık ayarı, daha fazla derinlik ve uzun süre kullanabilme avantajlarına sahiptir.

•-Renkli CCTVler; fotoğraflar, haritalar ve renkli kartlar gibi siyah-beyaz görüntünün yetersiz kaldığı durumlarda tercih edilmektedir.

•-Büyük harf karakterli ve yüksek kontrastlı yazlıl materyaller

•-Kalın çizgili defterler ve kalın uçlu kalemler

•-Özel bilgisayar programları olarak sıralanabilir.

 

 

Görüş ve ÖnerilerinizDuyuru SistemiDers NotlarıSeminer ve Makaleler

Güncel gelişmelerden anında haberdar olmak için formu doldurup göndermeniz yeterlidir.

  • Omurgamızın bel bölgesinin ana yapılarını ve bu yapıların nasıl çalıştığını öğrenmek bel...
  • Ataksi genel anlamda, kas kuvvet kaybı olmaksızın meydana gelen denge bozukluğu ve kassal...
  • Toraks üst çıkışında, üst extremiteye giden normal ve vasküler oluşumlara bası sonucu ortaya çıkan...
  • MS etyolojisi kesin olarak bilinmeyen sıklıkla genç ve orta yaş yetişkinlerde görülen, santral...
  • Normal Çocuğun , Kendi Kendine Giyinme – Soyunmanın Gelişim Evreleri:  Normal bir çocuk 12...