You are here: Anasayfa Yazarlar Kenan Zafer AKSUNGUR

Fizyoterapi ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

FizyoAktif

E-Dergi "FizyoAktif"  de sizler de yazılarınızla yer almak istiyorsanız aşağıdaki iletişim bilgilerinden bizlere ulaşınız.
email : info@fizyoterapistim.net
msn   : fizyoterapi@windowslive.com

Kenan Zafer AKSUNGUR

Türkiye'de düzenlenen kurslar ve ücretleri

Degerli arkadaslarim,
Son gunlerde gruplarda pek cok konu tartisiliyor ozellikle SUT ve MEB'ten sonra en cok ilgili goren konu kurslar. Ben bir kac soz soyleyip konuyla ilgili bildiklerimi paylasmak isterim.
---
TFD'nin okuldaki hocalarimizdan olusmus bir komisyonu var Bilim Egitim Arastirma Komisyonu  bu komisyon Hatay'da yapilan toplantida verilen hizmet ici egitimlerle ilgili bir yonerge hazirlamis bunu TFD bizlere iletti. (Kac kisi okudu bilmiyorum) Bu yonergeyi okuyunca sunlar anlasiliyor.Isteyen TFD'ye yazip talep etsin tekrar.
---
1-Herkes klinik yada akademik kisisel tecrubesini bir seminer anlatarak paylasabilir, ancak bunun icin az yada cok bir ucret talep ediyorsa etik kurallar burada devreye giriyor. Acaba bu kisinin ben bu isi biliyorum demesi yeterli midir ? Mesala benim 2700 seans pilates deneyimim var çıkıp kurs veriyorum diyebilir miyim?
Bir konuda bilginiz oldugunu nasil ispatlarsiniz ? Insanlara elle tutulur gozle gorulus kanitlar sunmalisiniz. Sertifikalariniz, Yayinlariniz, Calistiginiz yerler, bu konuda yaptiginiz gozlem ve klinik ziyaretleri...vb
Ben biliyorum siz bana inanin merak etmeyin odediginiz ucretin karisiligini verecegim diyen bir kisiye mi itibar edersiniz yoksa bunun belgeleyen bunu size referanslari ile gosterebilen birine mi ?
Devamını oku...
 

"İnsanlar vardır.."

    İnsanlar vardır; çalışmaktan zevk alan, yeni bir şeyler üretmek isteyen ve asla çıkar gözetmeyen…

    İnsanlar  vardır; mesleğini severek yapan ve insanlara sevdirmeye çalışan…

    İnsanlar  vardır; sadece kendi çıkarlarını düşünen,etik değerleri umursamayan ve mesleğini sadece para kazanmak için yapan…

    İnsanlar  vardır; olumsuz her şeye rağmen,yalnız kalmalarına rağmen, evini,işini ve arkadaşlarını ihmal etmek pahasına mesleğini düştüğü zor durumdan kurtarmaya çalışan…

     İnsanlar  vardır; gönüllü çalışan ve gecesini gündüzüne katan meslektaşlarının yaptıklarını yeterli bulmayan  ama işlere de bir katkıda bulunmayanlar. Tek yaptıkları konuşmak olan insanlar…Şovu sever bu insanlar ama bilmezler ki herkes kimin neler yaptığını bilir…

     Ve insanlar vardır içinde fırtınalar kopsa da dışarıya hiç bir şey belli etmeyen insanlar...

     Artık içinizdeki fırtınaya kulak verin. Çevrenizdeki olumsuzluklara ve sorumsuzluklara bir son verin.

    Bu yazımı çevresindeki olumsuzluklara kayıtsız kalan insanlara ithaf ediyorum. Bizler sustukça birileri susmayacak...

    O yüzden artık susmak yok..!

     Çevremizde aynı meslekten olmamıza rağmen kuyumuzu kazmaya çalışanları artık görmeliyiz. Umarım anlatmak istediklerimi anlatabilmişimdir.

 

Fzt. K. Zafer AKSUNGUR

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Mail     :  Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Msn     : Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 
 

"Unutmayacaklarımız..!"

Ülkemizde her şey bir iki günde olur ve biter… Sonrasında etkisi en fazla 1 ay sürer… Sonra ne mi olur? Her şey hiç bir şey olmamış gibi bir anda  unutulur. Bu yazımda asla unutmayacağımız ve unutulmasına izin vermeyeceğimiz haberlere bir göz atalım isterseniz.

16 Temmuz 2008 – 2008 SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) henüz taslak aşamasındayken TFD’nin eline ulaşmış. Bu konuda gerekli düzenlemeler için TFD yetkilileri önerilerini ve temennilerini yetkililere bildirmişlerdir.

1 Ekim 2008 -  2008 SUT yayınlanmıştır. Buna göre fizyoterapistlerin elektroterapi uygulamalarında yetkileri ellerinden alınmış olmasına rağmen hekim dışı sağlık personeli resmi olarak bu tebliğde yer almıştır..!

2 Ekim 2008 – SUT yayınlandıktan kısa süre sonra bazı kurumlar fizyoterapistlere karşı çok acımasız ve haksız bir tavır takınmışlardır. Özellikle Ankara’da ismini vermek istemediğim ama herkesin iyi bildiği 20 meslektaşımızın işine son veren malum kurumu ve diğer kurumları aklımızın bir köşesine yazdık.

15 Ekim 2008 – Ülkeyi derinden sarsacak bir eylemi yapmak üzereyken bir terörist yakalanmış. Aynı terörist 3 yıllık meslek yüksekokulu  okuduğunu ve bir zamanlar "fizyoterapistlik" yaptığını söyleyince konuyu iyice araştırmayan  ve fizyoterapistlerin 4 yıllık lisans bölümünden mezun olduğundan habersiz “Hürriyet” gazetesi haberi “Canlı Bomba Fizyoterapistmiş” başlığıyla okurlarına duyurmuştur. Daha sonra yapılan yüzlerce yorum haberde yayınlanmamıştır. Ayrıca faks,telefon ve mail yoluyla ulaştığımız halde gazete yetkililerinin haberi değiştirmediğini yada bir özür metni yazmadığını,arayan meslektaşlarımızı terslediğini  asla unutmayacağız…

22 Ekim 2008 – 2008 SUT’da yetkililer bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişikliğe göre fizyoterapistler açısından tek değişen madde “Rehabilitasyon fizik tedavi uzman hekimi veya fizyoterapist tarafından uygulamalıdır ” olmuştur.

31 Ekim 2008 – Tüm yaşanan bu olumsuzluklar karşısında fizyoterapistler birlik olmaya başlamış ve TFD’ye olan desteklerini arttırmışlardır. Bu bağlamda il temsilcisi arkadaşlarımızın özverili çalışmalarıyla yaklaşık 300 fizyoterapist derneğimize üyeliklerini gerçekleştirmişlerdir.

1 Kasım 2008 – Fizyoterapistler bütün yaşadıkları olumsuzluklara rağmen internet üzerinden  aylık yayın yapacak olan E-Dergi hazırlamışlar ve yayınlamışlardır.

5 Kasım 2008 –  Brack OBAMA bir mucizeyi gerçekleştirmiş ve  ABD’de başkan seçilmiştir. Fizyoterapistler ise yasaları için mücadelelerine devam etmektedirler.

6 Kasım 2008 – Birkaç gönüllü fizyoterapistin çalışmalarıyla başlayan ve bir çok fizyoterapistin sonradan destek olduğu E-Dergi “FizyoAktif” 5 gün sonunda yaklaşık 2500 kez okunmuştur.

Evet, yaşadıklarımıza bakılırsa geleceğe biraz olsun ümitle bakabiliriz. Boşuna dememişler “Her şerde bir hayır vardır” diye... Baksanıza bu olaylar olduktan sonra TFD’ye olan destek nasıl da arttı ve meslektaşlarımız tek vücut oldu.

Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi eninde sonunda meslek yasamız çıkacak ve işte o zaman sizlere bu yazımı bir daha hatırlatacağım ki unutulmaması gerekenleri tekrar hatırlayalım…

Fzt. K. Zafer AKSUNGUR

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Mail     :  Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Msn     : Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 
 

SAÇMALARDAN SEÇMELER



                İngiliz Savcı David Crombie’nin yapmış olduğu araştırmaya göre bulduğu dünyadaki  en saçma yasalardan bir kaçı:

-İngiltere'de içki ruhsatı bulunan pub, bar gibi yerlerde sarhoş olmak yasak.
- Danimarka'da hapishaneden kaçmaya çalışmak suç değil.
- Fransa'da rayların üzerinde öpüşmek yasak.
- Hollanda'da pazar günleri bira ve şarap satmak, nehir olmamasına rağmen nehrin setlerini aşmak yasak.
- İzlanda'da tabelasında yazması koşuluyla sahte doktora izin veriliyor.
- İskoçya'da bir ineğin yanında sarhoş olmak yasak.
- Çin'de bir insanı boğulmaktan kurtarmak, o kişinin kaderini değiştirmek anlamı taşıdığından yasak.
- Kanada'da ordu yürüyüşünü yavaşlatanlara ise 300 dolar para cezası kesiliyor.
- Los Angelas'ta ise, erkeklerin karısını deri kemerle dövme hakkı bulunuyor. Ancak kemerin kalındığı en fazla 5 santimetre olmak zorunda.
Ve gelelim Türkiye’ye bizde  David Crombie’nin yaptığı araştırmaya benzer bir araştırma yaptık ve bakın neler bulduk:

2008 Ekim ayında yürürlüğe giren SUT(Sağlık uygulama tebliği) ve 2008 Bütçe uygulama talimatlarına göre;

·      17.7.1.    Fizik tedavi uygulamaları bedellerinin ödenmesi için;

a)      Uygulamaların fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi veya fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin gözetiminde hekim dışı sağlık personeli tarafından uygulanmış olmalıdır.

·         17.7.2. Özel sağlık kurumlarında rehabilitasyon uygulamaları;

             a)Rehabilitasyon uygulamaları fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi veya fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin gözetiminde fizyoterapistler tarafından uygulanmış olmalıdır.

 David Crombie’nin bulduğu yasalar bize ne kadar inanılması güç geldiyse yukarıdaki bu iki maddede bir o kadar inanılmazdır.

Fizik tedavi uygulamalarında fizyoterapistin adının geçmemesi acaba kimlere çıkar sağlıyor bir düşünelim… Bu uygulama ile kurumlar fizik tedavide fizyoterapist bulundurmak zorunda kalmıyor böylece hekim dışı eğitimsiz kişilere halkımızın sağlığını emanet edecekler ve sonuçta daha ucuza mal edecekleri için de daha fazla para kazanmış olacaklar.Tabi bu paraları kazanırken halka kalitesiz hizmet sunmaktan hiç ama hiç vicdanları sızlamayacaktır..!

Dünyanın hiçbir yerinde fizyoterapisti yok sayan bir yasa yoktur ama Türkiye’de  ne yazık ki var … Bugün Avrupa ülkelerinde özgürce çalışabilen fizyoterapistlerin Türkiye’de bir meslek yasası bile yok.İşte bu yüzden bu ve benzeri uygulamalar rahatça uygulanabiliyor.

İşte bu süreçte yasayı fırsat bilen bazı kurumlar fizyoterapistlerin sayısını azaltmaya gitmiş ya da maaşlarını düşürmeye çalışmışlardır. Bunu yapan kurumların unutmaması gereken bir şey var eninde sonunda fizyoterapistler bu ülkede hak ettikleri meslek kanununa kavuşacak ve yine o fizyoterapistlere muhtaç olacaklardır. İşte o zaman meslektaşlarımıza o çirkin davranışı yapan kurumlara meslektaşlarımız yönlendirilmeyecek yada orda çalışmayacaklardır.

Fizyoterapistlerin en çok merak ettiği TFD’nin bu süreçte bir eylem planının olup olmadığı yada bu süreci durdurmak için neler yaptığıdır. TFD yetkilileri bu süreçte gece gündüz SGK da görüşmelerde bulunmuş ve ellerinden geleni yapmışlardır. Fakat her zamanki gibi yetkililer sesimizi duymamışlardır.

Bu süreçte bizim yapmamız gereken sabırlı bir şekilde beklemek ve TFD’ye destek olmaktır. TFD’nin bu konuda çalışmaları devam ediyor ve kısa süre içinde olumlu gelişmeler yaşanacağını umut ediyorum.Özellikle fizik tedai uygulamalarında yer alan “hekim dışı sağlık personeli” ifadesinin mutlaka kaldırılması gerekmektedir.

Aldığımız bir duyuma göre Ocak 2009’dan itibaren şuan adımızın geçmediği fizik tedavi uygulamaları ödenmeyecek ve sadece rehabilitasyon hizmeti  ödenecekmiş. O yüzden adımızın geçtiği rehabilitasyon hizmetlerini en iyi şekilde uygulamalı ve asla bu işlemleri eğitimsiz personele SUT’un tabiriyle hekim dışı sağlık personeline bırakmamalıyız. Yoksa fizik tedavi uygulamalarında olduğu gibi yarın bir gün rehabilitasyon hizmetinde de “hekim dışı sağlık personeli” ifadesi geçebilir.

Sonuçta fizyoterapistler sabırla bu süreci bekleyecek, ilgili makamlara şikayetlerini dile getirecek ve mesleğini en iyi şekilde icra edecekler.Ne olursa olsun Dünya’da tanımı olan,çalışma koşulları belli olan fizyoterapistlik mesleği Türkiye’de de bazı kesimler istese de istemese de hak ettiği yere gelecektir.Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bile çıkarak hakkımızı alacağımıza inancım tam..!

Fzt. K. Zafer AKSUNGUR

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Mail     :  Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Msn     :  Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
 

SUT 'dan önce SUT'dan sonra...(SÖ.SS.)

        Merhaba sayın meslektaşlarım;

        Yaşadığımız şu günler aslında bir miladın da başlangıcı nasılmı? SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) çıkmadan önce fizyoterapistler bu kadar çok gündemi takip etmiyordu. Çünkü herşey yolunda gidiyordu... Ta ki SUT yayınlanana kadar. SUT'dan sonra artık yüksek ücretleri alınamayacağı ve çok rahat iş bulunamayacağı anlaşıldı.

         Bu yüzden daha fazla fizyoterapist TFD mailleirni takip etmeye ya da fikirlerini belirtmeye başladılar. SUT çıktıktan sonra forum sitelerinde ya da TFD mail grubunda daha önce hiç duymadığımız isimler yazılar yazmaya fikirler belirtmeye başladılar.Bu çok güzel bir gelişme ve ister istemez insana "Her şer de bir hayır vardır" demek geliyor.

       İşte bu birliktelik ve sinerjiyi iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Özellikle TFD(Türkiye Fizyoterapistler Derneği)'ne her zamankinden fazla destek olmalıyız. Üye olmayan meslektaşlaırımız üyelik için bulundukları ildeki il temsilcileri ile iletişime geçerek TFD'ye üyelik işlemlerini başlatabilirler. TFD'nin 10 Ekim 2008 tarihli açıklamasında SGK yetkililerinin 13 Ekim 2008 Pazartesi günü taslak ile ilgii bazı düzeltmelere gideceğini aksi taktirde derneğimizin bu konu da hukuki girişimlerde bulunacağı belirtilmiştir.Dilerim hiç bunlara gerek kalmaz ve SGK yetkilileri yaptıkları hatayı düzeltirler.

       Aslında bütün bu yaşadıklaırmız mesleğimizin fazla tanınmamasından kaynaklanıyor. Bugün bir Genel Cerrahi uzmanının yerine hemşire yetiştireceğiz deseler Türkiye ayağa kalkar. Çünkü halkın her kesimi Genel Cerrahi Uzmanları'nın kolay yetişmediğini yıllarca okuduklarını vs. biliyor.Peki bize düşen görev ne? Bizler mesleğimizi her zaman etik kurallara göre yapacak, hasta ayırt etmeden özenle ve sabırla hastalarımızı tedavi edecek ve bulduğumuz her fırsatta mesleğimizle ilgili gelişmeleri takip edecek, çevremizdeki insanları bilgilendireceğiz. Bu şekilde davranırsak mesleğimizi daha çok insana tanıtabilir ve toplum içinde zamanla hak ettiğimiz yere gelebiliriz.

     Ben bir çok fizyoterapistin aksine çok da karamsar değilim. Çünkü bu tarz uygulamalar meslektaşlarımızın birlikteliğini arttırıyor. Keşke hiç yaşanmasaydı bu tür uygulamalar fakat düzeleceğine inancım tam. O yüzden belki de bu kadar karamsar değilim.Önemli  olan tüm yaşadıklaırmız ve olumsuz tablo dağıldıktan sonra da yine aynı duyarlılıkta ve birliktelikte olabilmek.

            Saygılarımla

Fzt. K. Zafer AKSUNGUR

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Mail     : Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Msn     : Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 - 2